Salih gelirken…

Erkenden uyandım ve duş aldım. Ilık süt içtim. Dişlerimi fırçaladım. Hiçbir şeye odaklanamıyorum ve yerimde duramıyorum. Hafiften mide bulantısı baş gösterdi ama aldırmamaya çalışıyorum. Onu önemsemez,görmezden gelirsem gider. Kural da böyledir hayatta zaten. Hava bulutlu,hafiften esintili ve yerler ıslak; özetle dışarısı üşütücü.
Bekliyorum..
Sanırım saçlarım çok kötü ve koku alma duyum tavan yaptı. Banyodan pis bir koku geliyor. Midem bulanıyor. Aldırmıyorum.
Evet hala bekliyorum..
Kalem tutmak ve yazı yazmak yorucu şu an ama başka çarem yok. Boş durmamalıyım çünkü midemle baş başa kalıyorum. Gözlerim yanıyor; sanırım ağlayacağım. Kendimi tutuyorum. Pencere açık ve üzerimde yazlık kıyafetler var. Ocak ayı sinirli, ona saygı duymuyorum. Biliyorum hava da bu yüzden kötü zaten bugün.
Parka gitmek mümkün fakat eğlenmek zor.
Beklemekteyim.
Saat 11:11. Midem sakin. Annemi özledim. Bütünlemeye ders bıraktım ve buna devam ediyorum. Solo testte iki piyon bıraktım. En iyi sonucum bu. Bir video çekip torunlarıma Einstein’la aramdaki tek farkın bir piyon olduÄŸunu, onun da benim dokuz Einstein’ın ise anne karnında on üç ay gibi uzunca bir süre sonra doÄŸmasından kaynaklandığını anlatacağım. Midem bulanıyor. Kalbim sanki üzerinde ağır bir yük varmış gibi zar zor atıyor. Pencere hala açık, üşüyorum ama odadaki koku geçmedi. Gidip kapıyı da açmalıyım.
Saat 11:16. Kapıyı açtım. Kokunun odayı terk etmesini, mide bulantımın geçmesini ve Salih’in gelmesini bekliyorum. Evet, Salih gelecek. Bugün pazar, Umuttepe’den merkeze inen otobüs sayısı her zamankinden az. Ceren’i özledim. Mp3′üm Hatice’de kaldı,dün gece ÅŸarj olsun diye verdim. YeÅŸil tişörtümü ütülemeli miyim? Bence evet ama hayır. Ütü yapmaya gitsem iyi olacak, deÄŸiÅŸiklik olur. Hava soÄŸuk. Kıştan hiç hoÅŸlanmıyorum. Çok sık rüya görüyorum, hep de Salih. AÄŸzım diÅŸ macunlu süt kokuyor. Zebra’yı kaç gündür göremiyorum; çünkü aÅŸağıda bir köpek var insanların beslediÄŸi. Köfteler dolapta, Zebra yok, köpek aç, belki Zebra da.. Odadaki peteÄŸin ısıtması için soÄŸuÄŸu algılaması gerekiyor; biz de pencereyi açıp peteÄŸin soÄŸuÄŸu algılamasını bekliyoruz. Bu da “ısınma” yöntemi. SeviÅŸmek istemiyorum. İhtiyacım olan baÅŸka, duygusal. Resim çizmek istiyorum. GüneÅŸ istiyorum ve deniz. Annem anlayışlı ve gayet kibar bir kadın. Babam iÅŸe baÅŸladı. Midem bulanıyor. Acıktım sanırım. Süt kokuyorum. Nihayet odadaki koku geçti.
Saat 11:26. Salih’i bekliyorum.
Odaklanamıyorum. Yazmak zor. Gidip ütü yapayım. “Yanayım yanayım ateÅŸlerde yanayım.” Salih’le nereye gideceÄŸiz ki? Hava soÄŸuk. Bugün pazar, bunu zaten söylemiÅŸtim. Salih’i çok özledim. Tamam bu kez ütüye gidiyorum.
Saat 11:29. Gittim.
Saat 11:36. Ütüyü tişörte deÄŸdirdim,çektim. Mide bulantım geçti. Uykum geldi. Kafam çok dağınık. Åžimdi mesaj geldi; “saat on ikide biniyorum,on iki numaraya.” En geç bir buçukta burada olur. Erken gidip temiz hava almalıyım. İnsan yüzü falan görmeliyim. YaÄŸmur yaÄŸmamalı, lütfen. Süt tadı geçmedi. Sakız var,evet tamam. Gözlerime ve burnuma bir ağırlık çöktü; sanırım aÄŸlayacağım.
Salih’i bekliyorum.
Onu çok özledim. Saat 11:42.

11:58. Midem tuhaf. Erken gidip orada beklesem iyi olur. Rosey_Love.
Saat 12:05. Tamam,hazırlanıp çıkayım..

16.01.2011


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>