Bazen feysbukta sevdiÄŸim insanların fotoÄŸraflarına bakıp duygulanmak yerine onların arkadaÅŸlarına bakıp vakit öldürüyorum. Üstüne bir de kıskanmış, imrenmiÅŸ, yedi düvel sülalesine küfretmiÅŸ sonra da sakinleÅŸmiÅŸ biri olarak feysbuktan çıkış yapıyorum.Beni bu hale getiren istisnasız rastladığım belli nitelikte insanlar var. Bu insanlar ya babadan zengin ya da bir ÅŸekilde yurt dışına çıkma imkanı bulmuÅŸ insanlar. Onların gezip gördüğü yerleri mini belgesel niteliÄŸinde çektikleri fotoÄŸraflara bakarak kendimce gezip sonra da bir güzel imreniyorum…Kıskanıyor da olabilirim tabi. -Kıskanıyorum.
Adamlarla akranız ve okul diye bir şey varken nasıl oluyor da kış döneminde yurt dışına çıkıp seyahat edebiliyorlar ?
Aynı yaz döneminde birden fazla ülkeyi ziyaret edip kültürlerine kültür katabiliyorlar? Yetmezmiş gibi çat patla başlayan dil öğrenme serüvenleri şakır şakır yabancı dil konuşmakla sonlanıyor.
Gelir düzeyi dudak uçuklatacak cinsten bir ailem yok, olmasın da. Erasmusa baÅŸvurup kıçımı kaldırıp gidecek kadar da iyi notlarım yok, bu tabi benim fırsat kaçırma yöntemim. Bunların birine sahip olsam bile uygun ÅŸartları elde edemeyecekken bu adamlar nasıl beceriyorlar ben anlayamıyorum. Sorunun bende olduÄŸunu düşünüp yıkıldığım zamanlarda ise imdadıma böyle niteliklere ve fırsatlara sahip olamayan (benim gibi) arkadaÅŸlarım yetiÅŸiyor. “Bunlar çok ender ÅŸeyler, zor yani. Sıkıntı yok sende” tesellisinden sonra elbette ki moralim düzelmiyor; çünkü ben de bir ayda yabancı dil öğrenmek, farklı ülkeler gezip görmek, eÄŸlenirken öğrenmek istiyorum.
Ayrıca B-De, Jay- Z, J-Ty gibi anlamsız isimleri olan arkadaşlar edinmek istiyorum. Üstelik Jay Z ile arkadaş olamayacağımı da biliyorum. Buna rağmen tüm bunlar için hala umudum da isyanım da var.
Sorunun cevabı yazıda saklı. Neden böyle olduğu gayet açık aslında. Of.
